|
7/BSınıfı
|
 |
« : 08 Mayıs 2008, 14:34:57 » |
|
ATATÜRK İLE BAŞLIYALIM ATATÜRK'ün HAYATI Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı. Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı. Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.
Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır: - Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.
- Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)
- I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)
- II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)
- Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
- Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)
- Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.
23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı. Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: [/SIZE][/FONT][/COLOR] 1. Siyasal Devrimler: · Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) · Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) · Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
2. Toplumsal Devrimler · Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934) · Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) · Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925) · Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934) · Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934) · Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)
3. Hukuk Devrimi : · Mecellenin kaldırılması (1924-1937) · Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)
4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler: · Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) · Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) · Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) · Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) · Güzel sanatlarda yenilikler
5. Ekonomi Alanında Devrimler: · Aşârın kaldırılması · Çiftçinin özendirilmesi · Örnek çiftliklerin kurulması · Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması · I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı. 15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu. Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu.
ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ
Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu. Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu.
Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti. Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı. Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı.
29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.
Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.
Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı. Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler. 16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu.
Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti. Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi.
Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu. Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #1 : 08 Mayıs 2008, 14:37:11 » |
|
 HANÇER Uz. : 36 cm. Env. No. : 988/744-1 Kabza ve kını gümüştür. Kını altın yaldızlı olup kabartma motiflerle işlenmiştir. Ayrıca kabza ve kın, yakut, zümrüt ve firuze taşlarla bezenmiştir.
 KAMA Uz. : 98 cm. Env. No. : 1009/754Uz. : 43 cm. Env. No. : 1000/749 Kabzası ve kını gümüş olup, nebati motifler işlenmiştir. Kın ucunda bir topuz ve kabzada simetrik iki çıkıntı vardır
 KILIÇ Uz. : 100 cm. Env. No. : 1003/747 İran Şehinşahı Rıza Pehlevi'nin 1934 yılında Atatürk'e hediyesidir. Kabzanın ön yüzü, kının başlangıcı ve ucu pırlanta taşlarla bezenmiştir. Kının ve kabzanın arka yüzündeki altın olan bölümlere çiçek motifleri işlenmiştir. Kın ve kabzanın metal kısımları 18 ayar altındır.
 KILIÇ Uz. : 104 cm. Env. No. : 1013/752 Kını ve kabzası ahşap olup Japon Prensi Takamatsu'nun 1931 yılında Atatürk'e sunduğu samuray kılıcıdır. Kabza üzerinde, beyaz zeminin ortasında siyah nokta şeklinde bir düğme bulunmaktadır. Kının üzerinde silik halde Japon milliyetçi tarihçilerinden Narinaga Motori'nin Samuray ve Japon ahlakının sembolü olmuş bir lirik şiiri yazılıdır
 KILIÇ Uz. : 98 cm. Env. No. : 1005/746 İstanbulluların "Tercümanı Hakikat" gazetesi aracılığıyla Atatürk'e sundukları kılıç. Kabzanın alt tarafı ve kının alt ve üst kısımları 18 ayar altındır. Kınında iki altın bilezik ve bunlara bağlı yine altın iki halka bulunmaktadır. Kının diğer kısımları siyah meşin, kabzası bağa kaplıdır. Kılıç üzerinde ufak yuvarlak içinde küçük altı adet elmas taş vardır. Kılıçta Osmanlıca olarak "İstanbul halkının Tercüman-ı Hakikat vasıtasıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine hediyesi 12 Rebiülevvel 1341 (12 Nisan 1925)" yazılıdır.
 KILIÇ Uz. : 102 cm. Env. No. : 1012/759 Kını gümüş, kabza ise sarı renk madendendir. Kabzada işlemeli yılan kavi üç kıvrım, kıvrımlara bağlı olarak bir sim topuz ve sim kayış bulunmaktadır.
 TABANCA Uz. : 13.5 cm. Env. No. : 1301/40 6.35'lik ve şarjörlüdür. Kabzasına sedef plaka yapıştırılmış gümüş tabancanın üzerine çiçek desenleri işlenmiştir. Meşin bir kılıfı vardır. Atatürk'ün A. Afetinan'a hediyesidir . A. Afetinan tarafından Anıtkabir Müzesine bağışlanmıştır
 HANÇER Uz. : 48 cm. Env. No. : 1017/742Uz. : 50 cm. Env. No. : 1001/743 Kını siyah meşin, kabzası fildişidir. Kabzasına karşılıklı aslan ve tahtında eteği öpülen kral, simetrik duran iki insan, geyik sürüleri ve ata binmiş avcı kabartması yapılmıştır. Kın ucunda fildişinden bir topuz vardır.
 HANÇER Uz. : 42 cm. Env. No. : 998/744-2 Kını ve kabzası gümüştür. Kını altın yaldızlı olup kabartma motiflerle işlenmiştir. Ayrıca kabza ve kın yakut, zümrüt ve firuze taşlarla bezenmiştir
 KAMA Uz. : 48 cm. Env. No. : 1017/742 Kabza ve kın ucu altın kakmalı ve nebati işlemelidir. Kabzada iki çıkıntı ve kının ucunda bir topuz yer almaktadır. Deri kaplı kınında fildişinden sapı olan 14.5 cm. uzunluğunda küçük bir bıçak vardır. Üzerinde eski yazıyla "Türkiye İnkılabı kahramanı Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Azerbeycan Köylü ve İşçileri Hükümeti Tarafından Yadigardır . Bakü Ağustos 1921" yazılıdır. Kama 1921 yılında Azerbeycanlılar tarafından Atatürk'e hediye edilmiştir
 KILIÇ Uz. : 97 cm. Env. No. : 1008/753 Kabzası altın, kını gümüştür. Kabzada 43 adet sentetik yakut, 23 adet beyaz cam taş vardır. Kılıcın bir yüzünde "Maşallah" diğer tarafında "Mustafa kemal" ibaresi eski yazıyla yazılmıştır.
 KILIÇ Uz. : 98 cm. Env. No. : 1011/741 1933 yılında Atatürk'ü ziyaret eden SSCB heyeti başkanı Mareşal Voroshilov'un hediyesidir. Kabzası 18 ayar, kının ucu üzerindeki iki bilezik ve iki halka 14 ayar altındır. Kının kabza ile birleştiği yerin bir yüzünde ay yıldız, diğer yüzünde orak-çekiç vardır. Kabzada 388 adet elmas, 382 adet pırlanta ve 282 adet zümrüt bulunmaktadır
 KILIÇ Uz. : 90 cm. Env. No. : 1015/760 Kabzası sarı, kını beyaz madenden yapılmıştır. Kında iki adet sarı bilezik ve halka vardır. Kabzaya ay yıldız işlenmiştir. Tophane imalatıdır.
 KILIÇ Uz. : 98 cm. Env. No. : 1009/754 Şeyh Senusi'nin Atatürk'e hediyesidir. Kabzası altın yaldızlı gümüştür. Palada beş adet Hindistan yakutu, bir adet büyük topaz taş vardır. Kabzasındaki ayın kenarları inci, incilerin ortasında zümrüt ve zümrütün iki yanında yakut taş bulunmaktadır. Büyük topaz taşın yanındaki altı adet taş sentettiktir. Kının üzerine iki halka ve bunlara bağlı olarak kordon geçirilmiştir. Kabzaya ve kına bitkisel motifler ve "Allah" kelimeleri işlenmiştir
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #2 : 08 Mayıs 2008, 14:38:30 » |
|
[HIGHLIGHT=#0f243e]Gafil, hangi üç asır, hangi asır, Tuna ezelden Türk diyarıdır. Bilinen tarih söylememiş bunu, Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak, Dinleyin sesini doğan tarihin, Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak. Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin. Asya'nın ortasında Oğuz oğulları, Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları, Doğudan çıkan biz, batıda yine biz; Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz. Hep insanlar kendini bilseler, Bilinir o zaman ki hep biriz. Türk sadece bir milletin adı değil Türk bütün adamların birliğidir. Ey birbirine diş bileyen yığınlar! Ey yığın yığın insan gafletleri! Yırtılsın gökteki gafletten perde, Hakikat nerede?[/HIGHLIGHT]
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
Taylan
SUPER MODERATOR
V.İ.P. ÜYE
   
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2.415
DÜNYAYI YÖNETEN KUVETLİ KENDİNİ YÖNETEN KUDRETLİDR
|
 |
« Yanıtla #3 : 08 Mayıs 2008, 14:46:38 » |
|
Bu Kıymetli Paylaşımlarınıza 
|
|
|
|
|
Logged
|
Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**www.eminegitim.com Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**www.eminegitim.com Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**www.eminegitim.com Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**www.eminegitim.com Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**www.eminegitim.com Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**www.eminegitim.com
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #4 : 08 Mayıs 2008, 14:59:55 » |
|
Kolay bi soru Denizde gemi var geminin içinde horoz var horoz yumurtladı, yumurta denize düştü kırıldı...
Burdaki üç yanlışı bulunuz
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #5 : 08 Mayıs 2008, 15:01:21 » |
|
Üniversite son sinif ögrencisi yazili sinavindan kalinca dogru hocasina gider.. -Siz sinifta birakarak hayata atilmami önlüyor ve beni cezalandiriyorsunuz. Isin bu yanini hiç düsündünüz mü? .. -Tabii düsündüm. Hocanin görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayani sinifta birakmak degil mi? . -Iyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracagim. Dogru cevabi verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sinifta )kalacagim. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sinifi geçirteceksiniz. )Hocanin keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve ögrenci sorar -Yasal olup, mantikli olmayan nedir? Mantikli olup, yasal olmayan nedir? Ve de ne mantikli ne de yasal olmayan nedir? Hoca uzun uzun düsünür ama cevabi bulamaz. Iddia geregi ögrencisine iyi not vererek sinifi geçirir.. Ama akli da soruda kalir.. Sonunda sinifin en iyi ögrencisini çagirir, olayi anlatir ve sorunun yanitini bilip bilmedigini sorar. Ögrenci hemen cevap verir 'Siz 65 yasindasiniz ve 23 yasinda bir kadinla evlisiniz. Bu yasal ama mantikli degil. Karinizin 25 yasinda bir sevgilisi var. Bu mantikli ama yasal degil. Siz karinizin sevgilisini, zayif alip sinifta )kalmasi gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantikli, )ne de yasal
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #6 : 08 Mayıs 2008, 15:02:14 » |
|
[HIGHLIGHT=#9bbb59] Napıyosun? -Telefonla konuşuyorum.. -Aaa sizin telefon konuşuyo mu?..
Basamakta durmayin otomatik kapi çarpar, böler, karekökünü alir.
Hangi çiçek hem kafaya takilabilir, hem de içinde çamasir yikanir? Cevap: Fesleğen tabii ki
Saç malanmaz, taranir...
Seven unutmaz oğlum, eight unutur...
3 Japon sirayla uçaktan atlamis. Japonlar ölmüs, sira ise kirilmis!..
4 kisilik bi masa alcaktim vazgeçtim, kisiliksiz bi masa aldim!
Hadi oyun oynayalim. Vazgeçtim, oymadan oynayalim!
Bir adamin ayaklari tutulmus, sonra da kulaklari kiralanmis!..
Iyi ki Italya'da dogmamisiz!.. Neden? Çünkü Italyan'ca bilmiyoruz!..
-Abi sizin araba ne mali? -Alman mali! -Bizimkide klimali!!!
Adamin biri topalmis, karisi da oynamis...
Geçen gün arkadaslarla firinda patates yiyorduk, firin sicak geldi bahçeye çiktik?
Soru: Yangin dolabini açarsan ne olur? Cevap:Yang kizar...
Soru:Padisah, tahta çikinca ne yapmis? Cevap:Tahtayi yerine taktirmis...
Adamin biri yarin ölücem demis. Yarmislar ölmüs.
Bir adam intihar edecekmis, vaz geçmis. Iki adam intihar edecekmis, were geçmis!!!
Soru: Insanlari niye kafasina su dökerek uyandirirlar? Cevap: Çünkü suyun kaldirma kuvveti vardir.
- Oglum hayirli olsun. Araba almissin. - Evet aldik. - Peki niye araba aldin? Kendine alsaydin ya !..
Adamin biri elli lira bulmus ama AYAKLI lira bulamamis!!!!
-Abü, duydun mu, 50 kisiyi taramislar. -Yapma ya, nerde? -Marketin karsisindaki berberde
- "Iyi günler, Asli'yla görüsebilir miyim?" -"Asli evde yok! Fotokopisi var!"
Dört yüz yetmis üç yüz yetmemis
Köfteyle möfte arasinda ne fark vardir? cevap: Biri kiymadan yapilir digeri miymadan
- Emel'in selami var! - Hangi Emel?? - HTML
Kavun diyip geçme çünkü parola kavun degil !!!
Yarasa yararli bir hayvandir. Yararli bir hayvan olmasaydi yaramasa derlerdi...
Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci
Fransizlarin nesi eksiktir ? "FRAN"lari tabii ki !!!
-Sana Kaya'nin selami var.. -Hangi Kaya'nin? -Sana kayanin...
_________________________________________
-Cerenin sana selami var.. -Hangi Ceren'in? -Tencerenin
Bir adam kendini surekli kanalizasyona atiyormus neden? Kendini bi bok saniyormus.
_________________________________________
Ben her seyi dusunurum demek ki ben tefalim.
_________________________________________
-En hizli sayi hangisidir? -10 -Niye? -Onun arabasi var...
_________________________________________
Cok iyi gobek atan kazana ne denir? Iyi oynayan kazansin
_________________________________________
Bagirsak kurtlari bagirsakta yasarlar ,bagirmasak ta
_________________________________________
Jilet SEN SOR ben soyleyim
_________________________________________
Tem otoyoluna muz duserse ne olur? Cevap: temmuz
_________________________________________
Ridvan'in bi buyugu nedir? Ridtwo
_________________________________________
Yerin kulagi war benim de kulagim war...ben yer miyim ? hayir yemem...
_________________________________________
Kaptan kemal konusuyor kaptan kemal konusuyor cikarin beni bu kaptan
_________________________________________
Size deniz anasi taklidi yapayim mi..? Deeeniiiizzz ggeeell yavruumm geell annecim.
_________________________________________
Allah bana "Yuru Ya Kulum" dedi. Arabayi sattim, basladim yurumeye..
_________________________________________
Volkswagen Passat, sahsi oynama
_________________________________________
Ben Aydan Sener-Bende Dunyadan Ali.
_________________________________________
Bana yamuk yapma! Ama kare,cember falan yapabilirsin.
_________________________________________
Bi adam karisini dovuyormus,kapi calmis karisini dovmeye birakmis neden? Esek sudan gelmis
_________________________________________
Tomi'nin annesi kimdir? -Anatomi
_________________________________________
Bol keseden atmis, dar keseden esek.
_________________________________________
Adam bilgisayar basinda uyuyakalmis. Ertesi gun nezle olmus. Neden? Windows acik kalmis. Bunlar dahada saçma  - Abi beni niye anlamıyon, sende idrak yolları enfeksiyonu mu var? - Dün bir Amerikalı gördüm abi. Nassı İngilizce konuşuyo görecen. - Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı. - Üniversite öğrencisinden okey, bilardo dersleri. - Sanık! Ayağa kalk! ve çocuklu kadınlara yer ver. - Kopye gelecek yeden kola esirgenmez. - Kumarı bırakacağıma bire on bahse girerim. - Bilmemek ayıp değil yeterki çaktırma. - Daha son kullanma tarihine çok var. Yavaş iç meyve suyunu. - Eskiden hiçbir işi tamamlayamazdım ama bu ke - O kadar kekemeydi ki, kendisine saldıran adama "Ben sizin bildiğiniz kızlardan değilim" diyene kadar bizim bildiğimiz kızlardan oldu. - Düşün ve hepimizi şok et böylece. - Son gülen hep sen olacaksın. Çünkü herşeyi geç anlıyorsun. - Kendim için istiyorsam namerdim. Allah'ım annem için bana zengin ve güzel bir gelin ver. - 1958'de içilen kahvelerin hatrı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur. - Kızlarda baktığım ilk şey onların bana bakıp bakmadığıdır. - Reklamların en heyecanlı yerinde film koymalarına sinir oluyorum. - Eğer intihar etmezsem ölürüm ya!.. - Sözlüden zayıf aldım ama olsun önemli olan katılmaktı. - Yok abi, bu teknolojik gelişmenin SONY glmez. - Bu yaşta bu zeka, ilerde mutlaka geri zeka. - Paranın ne önemi var. Mühim olan miktarı. - Ayakkabılarınızı kirletmeyin. Çoraplarınızın içine giyin. - Bugün hangi semtlere temiz hava verilecek? - Asansör bozuktur. En yakın asansör karşı apartmandadır. - Nefes alamıyorum. Atmosferi açın. - Amerikan futbolu spor ise savaş olimpiyattır. - Ders çalışmak bir eğlencedir ama canım hiç eğlenmek istemiyor. - Yüce şeytan! Sen bizim sevaplarımızı bağışla. - Allah seni mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz bıraksın. - Bugün bundan sonraki hayatımın ilk günü. - Tam düne alışırken bugün oldu. - Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğim. - Kaynanam kayboldu. Görenlerin görmemezlikten gelmeleri rica olunur. - İlahi Azrail! Sen adamı öldürürsün. - Başına kuş pislemiş, anaaa jöleymiş. - Sekiz zayıflı bir karne kaybolmuştur. Bulanların insaniyet namına çöpe atmaları rica olunur. - İçine ders çalışma isteği gelirse sakın telaşlanma, otur geçmesini bekle. - Tek maddelik anayasa önerisi : "Herkes kafasına göre takılsın." - Aaa! Annemle babam aynı gün evlenmiş. - Annemler dört kardeş, hayret dayımlar da dört kardeş. - Paraya para demezdi, çünkü "r"leri söyleyemezdi. - Futbolcular, çimlere basmayalım. - Şşşt! Yavaş solla şoför uyuyor. - Gelinle damadın ayağına basacaksın, gırtlağına değil. - Eğer birisini unutmak istemiyorsan ona borç ver. - Ne güzel, senin zeka sorunun yok. Çünkü senin zekan yok. - Aşk + hayale dalmak = Sınıfta kalmak - Tam öğrenmeye başlamıştım, okullar kapandı. - Beni takip etme, kayboldum. - Şehri terkediyorum, hesap lütfen. - Sağlam yaşa, pahalı çal, hızlı kaç. - Ölenle ölünmez, mirasına konulur. - "Bütün kadınlar güzeldir" lafı sürümden kazanmak isteyen erkeklerin uydurmasıdır. - Ozon delik, dünya yuvarlak. Abi ne sapık bir gezegende yaşıyoruz. - Where is the hareket, there is the bereket. - No rahmet, without zahmet. - Oldu, gözlerim doldu. - Gerizekalılığın üniversitesi olsaydı, seni dekan yaparlardı. - Dünyada oksijeni karbondioksite çevirmekten başka işlere de yaramalısın. - Kadın hakkı yoktur, çünkü Hakkı erkek ismidir. - Edison elektriği buldu, faturasını biz ödüyoruz. - Bekarlık sultanlıktır, fakat er ya da geç demokrasiye geçilir. - Güzellik Allah vergisidir. Sivilceler ise KDV'si. - Sırtımda çok büyük bir yük var. Aa! O da ne? Okul çantasıymış. - Telefon numaramı kaybettim, sizinkini ödünç alabilir miyim? - Sigara ölümdür! Türk genci ölümden korkmaz. - Stres, sınavda kopyasız kalmaktır. - Sıkıcı dersleri değerlendirin. kitabınızın kenarını süsleyin. - Gül de dişlerin hava alsın.[/HIGHLIGHT]
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #7 : 08 Mayıs 2008, 15:02:51 » |
|
Bir Karadenizli "Life TV Show " adli yarisma progr¤¤¤¤¤ katilir. Ödul: 1.000.000.000.000 TL (1 Trilyon)Sunucu asagidaki sorulari sorar:
1. Tarihteki Yuzyil Savaslari ne kadar surmustur? Â-116 Yil B-99 Yil C-100 Yil D-150 Yil * Karadenizli bu soruda pas gecme hakkini kullanir...
2. Panama Sapkasi hangi ulkede kesfedilmistir? Â-Brezilya B-Sili C-Panama D-Ekvador * Karadenizli seyircilerin yardimini istemistir...
3. Ruslarin Bayrami olan Ekim direnisini hangi aydadir? Â-Ocak B-Eylül C-Ekim D-Kasim * Karadenizli telefon hakkini kullaniyor ve baska bir Karadenizliyi ariyor...
4. Kral Georg IV dogru adi nedir? Â-Albert B-Georg C-Manuell D-Jonas * Karadenizli, iki yanlisi goturme hakkini kullaniyor...
5. Kanarya Adalari'nin ismi, hangi hayvandan gelmistir? Â-Kanarya B-Kanguru C-Fare D-Fokbaligi * Karadenizli oyundan cekiliyor.
----------------------------------------------------
Not: Okurken gulduyseniz dogru cevaplara da bir goz atin:
----------------------------------------------------- 1. Yuzyillik savas 116 Yil surdu (1337-1453 arasi) 2. Panama sapkasi Ekvadorda kesfedilmistir 3. Rus bayrami "Ekim direnisi" 7 Kasim'da kutlanir 4. Kral Georg IV 'un asil adi Albert. Kral 1936 yilinda ismini degistirmistir 5. Kanarya adalarinin Latince adi "Foklarin" adasidir ve bu isim "Fokbaligi"'ndan gelmistir.
Ne oldu...? Bir an kendinizi Karadenizli'den daha mi zeki sanmistiniz...?
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #8 : 08 Mayıs 2008, 15:05:53 » |
|
Sanki daha dün oldu bu savaş Sanki dün 18 mart'tı Düşman donanma yaptı mehmetçik aldı isabeti ama bi şey yapamadı Seyit seyit koş düşman donanma yaptı. seyit ocean vurdu düşman donanması bozuldu mehmetçik başladı ateşe düşman boğaza kaçtı
atatürk dayan mehmetçik dayan diye bağırdı mehmetçikler dayandı boğazdaki gemiler birden patlamaya başladı. mehmetçik dedi savaş bitti. yarı mehmetçik çocuklarını göremed
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #9 : 08 Mayıs 2008, 15:10:16 » |
|
[google=850,750] Sitemize 30 Saniye içinde Üye Olarak Buradaki Linkleri Görebilir, Dosyaları İndirebilirsiniz.Üyelik Ve Dosya İndirme Tamamen Ücretsizdir. Lütfen Seçim Yapınız.
**Şimdi Üye Ol** veya **Şimdi Giriş Yap**[/google]
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
7/BSınıfı
|
 |
« Yanıtla #10 : 08 Mayıs 2008, 15:14:09 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( GÜLDEM KESKİN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
(¯`·._(¯`·._(¯`·._( SEYDA AŞAN )_.·´¯)_.·´¯)_.·´¯)
|
|
|
|
|
|
|