ÖĞRETMENLERE GÖRE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ VE ÖĞRETMENLİĞİN GÜNÜMÜZDEKİ
SORUNLARI NELERDİR?Halkımızı, demokratik rejimin niteliği ve sorunları üzerine aydınlatmak konusunda okumuş, uyanık ve aydın yurttaşlarımıza büyük ödevler düşmektedir. Öğretmen, bağlı bulunduğu topluluğun uyanık ve aydın bir üyesi olarak, bugün toplum hayatında görülen önemli değişmelere ilişkin doğru bilgiler edinmelidir. Yeni toplumsal ve ekonomik gelişmelerin kültürel eğilimlerin farkına varabilmelidir.
Toplumumuzun uyanık ve aydın bir üyesi, çağdaş bilim ve tekniğin baş döndürücü gelişmesi sonucunda gittikçe küçülen
dünyamızın sorunlarına eğilen bir kimse ve nihayet önem ve değerini herkesin kabul ettiği öğretmenlik mesleğinin yetenekli bir üyesi olması gerekir.
Bu ödev ve sorumluluklar önünde, öğrenim çağında bulunan öğretmen adaylarımızın geniş bir genel kültür, sağlam bir branş bilgisi ve yeterli bir meslek formasyonu ile yetişmeleri şarttır.Bugün ki toplumsal şartlar içerisinde vatandaş öğretmenden;
a) Çağdaş Türk Kültürü üzerinde önemli etkileri görülen değerler sistemini,
b) Bugün toplumumuzda meydana gelen toplumsal, ekonomik ve politik değişmelerin nedenlerini,
c) Son 25-30 yılda görülen demokratik gelişmeleri ve bu gelişmelerin toplumsal ve kültürel ilerlememiz bakımından kapsamını,
d) Halkın ön ayak olduğu toplumsal etkinliklere katılmada öğretmene düşen rolün önemini kavraması beklenir.
İşte bu ödev ve sorumlulukları yerine getirirken öğretmenin karşılaştığı sorunlar vardır. Bu sorunlar;
Öğretmenlik mesleği karşısında verilen maaşın yetersiz oluşu, ;Öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azalması (HİÇ BİR ŞEY OLAMIYORSAN ÖĞRETMENDE Mİ OLAMIYORSUN?)
Öğretmenlik mesleğini icra ederken karşılaştığı sağlık sorunları (varis, stres, solunum yolları enfeksiyonu .....)
Geçim sıkıntısı nedeniyle ek iş yapması,
Konut, ulaşım sorunu
Yönetim ile ilgili sorunlar
Örgütlenememe ve siyasal hayata katılamama
Sosyal hayatının istediği gibi olamaması
Grev ve toplu sözleşme hakkının olmaması
Demokratik, sendikal haklarını kullandıklarında cezalandırılmaları
Öğretmenlik mesleğinin bütünlüğünü korumak ve onun toplum içinde saygınlığını arttırmak için öğretmenlerin meslek kuruluşlarını desteklemeleri gerekir. Eğer bir meslek sadece hükümetin veya devletin desteğine, yardımına bel bağlarsa o mesleğin tam anlamıyla gelişmesine imkan yoktur.
Kuvvetli bir mesleki birlik, aşırı politikacıların, eğit ve öğretim sorunlarını anlamayan çeşitli baskı gruplarının, yetersiz yöneticilerin türlü müdahalelerle mesleğin gelişmesini engelleyen hareketlerini önlemeye de yarar.
KAYNAK KİŞİ : SAYGILARIMLA
Elazığ öğrt. Evinde konuştuğum NİZAM DOĞAN
İlköğretim öğretmeni SINIF ÖĞRT. (İ.Ö.) 3/A
Kadir SOLMAZ 5299230
can_bay@mynet.comÖdev: Öğretmen Sendikasıyla Görüşme
Sendika: Eğitim-Sen
Görüşülen Kişi: Esan KAYA (Kurucu Üye)
ÇAĞDAŞ BİR EĞİTİM İÇİN; SENDİKAEğitimin, insanlığın geleceğini belirlemedeki önemi her geçen gün artmaktadır. Gelişimin dışında kalmak istemeyen ülkeler, eğitim alanına yatırım yapmaktalar.Ülkemiz ise eğitim alanında iyi bir durumda değildir. Dünya ülkeleri ile kıyasladığımızda büyük uçurumlar var. Örneğin Norveç’te eğitim harcamalarına ayrıla pay; kişi başına 1.912 $, İtalya’da 1.075 $, İran’da
86 $ iken, ülkemizde bu rakam 31 $’dır. Eğitim sistemimiz; çalışanların aldığı ücret, sağlıksız çalışma ortamı, kalabalık sınıflar, derslik ve öğretmen açığı, öğretmen yerleştirmede görülen aksaklıklar, altyapı yetersizliği, tayin ve terfilerde
yaşanan keyfilik ve benzeri sorunlarla baş başadır.
Son ekonomik kriz, eğitim alanındaki çalışanların bir kat daha yoksullaştırmıştır. Bütçeden eğitime ayrılan payın % 40 devalüasyonla reel olarak değer kaybına uğraması, zaten bitme noktasına gelen eğitim yatırımlarının tamamen durmasına yol açmıştır. Ülkemizdeki eğitim, evrensel insan hakları, uluslararası kabuller ve eğitim biliminin gereklerinden uzaktır. Baskıcı ve yasakçı bir anlayış, sistemi belirlemektedir. Sistem; özgüvenini kaybetmiş, itaatkar, tek tip düşünen, düşündüğünü söyleyemeyen, sorgudan korkan bireyler yetiştirmektedir.
Öğrencilere bilgiye ulaşmanın yöntemlerini öğretmekten çok, onlar birer bilgi hamalı görülmekte ve belki de geleceği açısından anlamı olmayan konuları ezberlemeye mahkum edilmektedir. Başarının kıstası not değildir. Çocukları bu yolla baskı altına almak, çocukların kişiliklerine olumsuz etki yapmaktadır.
Eğitim sistemi üniversite kapılarında yığılmaya ve sonrasında işsiz üniversite mezunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Ders kitapları konusunda büyük sorunlar yaşanmaktadır. Kitaplar demokratik, bilimsel ve laik öğeler yerine; ezberci, ırkçı, gerici yönlendirmelerle doludur. Ve bunlar gibi çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olan bir eğitim sistemimiz var.
Eğitim emekçisi; hem kendi hem de eğitimin genel sorunlarını; ancak güçlü ve yaptırımı olan örgütlükler aracılığıyla çözebileceğinin farkındadır.
Eğitim-Sen (Eğitim Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikası) genel anlamda eğitimin bilimsel, ulusal, demokratik ve çağdaş olması için emek sarf eden bir sendikadır. Bu sendikaya eğitim alanında çalışan herkes üye olabilir. Üyelerden maşının binde altısı alınır ve sendikanın giderlerinde kullanılır. Kesk’e bağlı bir sendikadır ve 96 şubesi vardır. 12 yıldır faaliyet sürdürüyor, sendikanın en büyük başarılarından biri olarak; şunu söyleyebiliriz: “memurlar sendika kurabilir” ibaresini Anayasaya ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekletti. Bu başarının yanında bir çok haksızlığa karşı hukuki
yollarla karşı koydu. Her ne kadar kamuoyunda sendikanın amacı; çalışanların ücretini arttırmak görünse de; sendikanın amacını şöyle özetleyebiliriz:
Eğitim-Sen; ekonomik, demokratik, akademik, sosyal, siyasal, kültürel, hukuksal, mesleki ve özlük hakları koruyup geliştirmek, yaşama ve çalışma koşullarını insana yakışır bir düzeyde çıkartmak istiyor. Ülkemizin aydınlık geleceği için bilimsel, demokratik, laik ve parasız eğitim sisteminin yerleşmesini amaç ediniyor
seyfettinduman@yahoo.com