Okul Öncesi Eğitiminde Veli Denetimi
02 Aralık 2008, 12:08:44 *
RADYO DİNLE (Dinlemek için play tuşuna basınız.)

soru bankası, planlar, yıllık ve günlük planlar, sosyal kulüpler, belirli gün ve haftalar, rehberlik, izcilik, kurs, egzersiz, proje ve performans ödevleri, sunu, slayt, sunular, (powerpoint), drama, tiyatro, piyes, skeç, eğitim sitesi, oyun, eğlence, şiirler, hikayeler, fıkralar, güzel sözler, bilmece, bulmaca, seçme yazılar, komik yazılar, geyik, moda, güzellik, makyaj, romantizm, duygusallık, sevgi, aşk, astroloji, fal, msn, messenger, programlar, program, cep telefonu, atatürk, okul siteleri, video, komik video, klipler, klip izle, video izle, çocuk kulübü, animasyonlar, çizgi animasyonlar, slaytlar, slayt izle, türkçe, matematik, hayat bilgisi, ilkokuma ve yazma, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler, inkılap tarihi, vatandaşlık, teknoloji ve tasarım, trafik, spor etkinlikleri, birleştirilmiş sınıflar, sanat etkinlikleri, mp3 indir, yerli albümler, yabancı albümler, yerli mp3, yabancı mp3, tanışalım, eğitim haberleri, İslam, dini konular, bilgi damlaları, e-kitap indir, komik resimler, resimli şiirler, wallpaper, masaüstü resimleri, animasyon şiirler, 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf, 4. sınıf, 5. sınıf, 6. sınıf, 7. sınıf, 8. sınıf, eğitim haberleri, sinema salonu, film izle, komik filmi, interaktif eğitim, online ders çalış, eğitim filmleri, ilginç videolar
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Ana Sayfa Yardım Sohbet Odası Oyunlar Satranç Videolar Ara Üyeler Giriş Yap Kayıt Bize Yazın

Okul Öncesi Eğitiminde Veli Denetimi
0 cevap var
Okunma Sayısı 196 defa
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gönderen Konu: Okul Öncesi Eğitiminde Veli Denetimi  (Okunma Sayısı 196 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KALINSE
SİTE YÖNETİCİSİ
V.İ.P. ÜYE
*****
Mesaj Sayısı: 2561




Gönderdiği Mesajları Gör
« : 14 Eylül 2007, 18:18:54 »








Okul Öncesi Eğitiminde Veli Denetimi

Okul öncesi eğitiminin önemi her geçen gün daha çok anlaşılır olmaktadır. Yuvaların günden güne sayılarının hızla artması ile çocuklarımızın eğitim gereksinimi karşılanmaya çalışılmaktadır. Yuvalar arası farklılıklar konusunun önemi ise işte burada ortaya çıkmaktadır. Veliler çocuklarını kendi isteklerine uygun bir yuvaya verdikten bir süre sonra bazı aksaklıklara tanık olsalar da, çocuk okula ve öğretmenine çok alıştığı için fark ettiği aksaklıkları göz ardı etmek zorunda kalmaktadır. Ayrıca yapılan eleştiriler sonucu çocuğa karşı olumsuzlukların doğacağı bile düşünülmektedir. Çocuğun ileriki eğitimi yuvadakinin üzerine kurulacağı için aslında bu gibi aksamaların uygun dille gündeme getirilmesi pek çok çocuğun ve de velinin çıkarına olacaktır.

Eğitime çok ciddi yaklaşan ve çok kaliteli olanaklar sunan yuvaların karşısında, tüm yuva sahipleri ve eğitim personeli “biz çok iyi eğitim ve bakım veriyoruz” fikrine inanmışlardır. Bu inançları, gün boyu işlerinin başında bulundukları için, çok kapsamlı ve kaliteli işler yapan diğer kuruluşların neler yaptıklarını bilmemelerindendir. İşte bu nedenle kendilerinde hep pozitif değerler taşırlar. Dikkat edildiğinde bu tür yuvaların hemen tümünün afiş, broşür, el ilanı ve pankartlarında modern eğitim sistemlerinin uygulandığı ve yabancı dil ağırlıklı eğitim verildiği yazılmaktadır. Belki burada çağdaş eğitim ile yabancı dil eğitimi tartışma konusu olabilir. Aslında bu değil de; günlük program içinde, çocuğun öğrenme gereksinimi olan genel bilgilerin yeterince verilip verilmediği tartışılmalıdır. 0-7 yaş arası çocuğun öğrendiklerinin ileriki yaşamını şekillendireceği konusu hemen hemen herkesçe bilinmektedir. Çocuk bu yaşlardaki gelişimini oynayarak, söyleyerek, işleyerek ve öğrenmeyi öğrenerek tamamlayacaktır.

Peki bizler veli olarak, yaşına uygun neleri öğrenmesi gerektiğini, bu süreçte nelerin noksan kaldığını denetliyor muyuz? . . . Bu soruya karşı çıkan pek az velimizin olduğunu düşünüyoruz. Onun yaşına uygun olarak neleri öğrenmesi gerektiği yönündeki bilgilerimiz galiba pek yeterli olmamaktadır. Çoğunlukla yuvaların günlük programları belirli konu başlıklarını içerir. Öğretmen ise bildiği kadarı ile konuyu işler. Oysa çocuğun bu yaşlarda aklının bir köşesinde kalmasının ileride işine yarayacağı pratik bilgilerin de verilmesi çok önemlidir. Örneğin; bir bitkinin bölümleri anlatılırken onun canlı olup olmadığı tartışılıp, gereksinimi olan beslenme ve solunumu nasıl yaptığı, niçin bitkilerin bol olduğu yerlerde piknik yaptığımız, bazı bitkilerin son baharda niçin yaprak döktükleri; bizler yer kürenin (dünya) içinde mi yoksa dışında mıyız, dışında isek boşluğa niçin düşmüyoruz, içinde olsaydık neler olabilirdi? Güneşin kaç renkten oluştuğu (renk çarkı ile ve prizma ile renkleri gözletme); eski zamanlarda insanların nelerle uğraştıklarının, günümüz teknolojisi ile karşılaştırılması; geri dönüşüm ve doğanın korunması; ilk yardım hakkında genel bilgi; mıknatısın metalleri çekme ve itme özelliği; su yoğunluğu konusunda, yüzmemizi kolaylaştıran ve zorlaştıran su özelliği; ağaçların yaşının nasıl anlaşıldığı; rüzgarın oluşumu; cam neden yapılır; petrol nasıl oluşur; dağ, ova, deniz ve ırmakların özellikleri; ekmek nasıl oluşur gibi sıralanabilecek ve çocuğun ilgisini çekecek pek çok aktüel ve bilimsel konu.

El becerilerini geliştirme amacıyla yapılan sanat etkinlikleri: a. Kağıt işleri b. Boya çalışmaları c. Yoğurma maddeleri ile çalışma d. Atık materyal ve proje çalışmaları başlıklarında toplanır. Bu çalışmalar çocuğun yaş düzeyine uygun olarak, diğer tüm uygulamalarda olması gerektiği gibi, basitten karmaşığa, somuttan soyuta, kolaydan zora ve birbirinin ön koşulu olacak şekilde uygulanmalıdır. Yani 3 yaşındaki çocuktan resim çizmesi beklenemez. 4 yaşındakinin, bir önceki yıla göre yaptığı ve 5 yaşındakinin gösterdiği gelişme evlere gönderilen ve faaliyet adını alan çalışma örneklerinde açıkça görülmelidir. Çocuğun evde yaptıklarına göre okulda yaptıkları çok farklılık gösteriyorsa bu durumda çocuğun okulda yaptığı belirtilenlerin öğretmen katkılı olduğu kaygılarını taşımalıyız. Bazı anaokullarında 5 ve 6 yaşındaki çocukların kağıtta köşe ve kenar kavramını edinmemeleri nedeniyle katlayarak bir ürün yaratamadıklarına tanık olunur. Yine bu tür anaokullarındaki çocukların resimlerinde insan, ağaç, güneş, ev, deniz ve çiçekten başka şeyleri yapamadıkları ve hamura şekil vermeyi beceremedikleri görülür. Çocuğun içindekini yansıttığı bir çalışma olan proje uygulamaları ise, bu çalışmaları saklayacak yerlerin olmaması nedeniyle ya çok az yaptırılır ya da yaptırılmaz. Bu tür etkinliklerde (son zamanlarda moda halini alan) ve çok zararlı olduğu bilindiği halde sıcak silikon kullanıldığı ve bu nedenle çocukların el ya da bir yerinin yandığına bile tanık olunabilir. Aslında bu tür çalışmalar çocuğun ürünü olmayıp öğretmenin yaptığı şeyler olunca pek değeri de kalmamaktadır. Yukarıda sayılan etkinliklerin yapılışı sırasında çocukların sessiz olması için tehdit edildiği ve ceza aldıkları da görülebilir. Oysa çocuğun istediği en önemli şeyin özgürlük olduğu herkesçe bilinir. Aslına bakılırsa bütün bu anlattıklarımız, bazı anaokulları tarafından açıkça görülebildiği halde; okul yetkilileri ve eğitim personelinin, hatta bazı velilerin bile eleştirilerine hedef olacaktır, diye düşünmekteyiz. Bu eleştirilerden bazıları şöyle olabilir; aktüel ya da akademik bilgileri çocuk alsa da olur almasa da; bu yaşta bu kadar yükleme yapılırsa ileriki akademik çalışmalar sırasında bıkkınlık belirtileri görülmez mi; resim, boyama, kağıt işleri, yoğurma maddesi ve proje çalışmalarında çocuktan beklenenler çok fazla değil mi; alt tarafı çocuktur, yapsa da yapmasa da pek bir şey fark etmez. Ve aklımıza gelemeyen türlü eleştiriler. Oysa yukarıda belirttiğimiz gibi, çocuğun 0-7 yaş dönemi olan okul öncesinde öğreneceği ve edineceği deneyimler ileriki yaşamında işine yarayacaktır. Çağdaş eğitim uygulamalarında öğretme ve ezberletmeye asla yer yoktur. Çocuk ya da çocuklar anlatılan ve yaptırılanları gereksinimi ölçüsünde, isterse alır ya da almaz. Fakat buradaki nüans, çocuğa verilmesi gerekenler konusunda okuldaki eğitim personelinin donanımlı olmaları bakımından önemlidir. Eğitime önem veren kuruluşlardaki uygulamalar çocukların serbestçe oynama ve çalışmalarını öngörürken, bu tür çalışmalara katılmamış eğitmenler, çocukların özgürlük haklarını kısıtlamayı otorite kurmak ya da disipline etmek olarak algılamaktadır. Çocukların, birbiriyle konuşmak, öğretmene sorular sormak, istediği bir materyali almak, masada çalışmakta olduğu boyalardan başkasını isteyerek almak, örneğin puzzle oynaması söylendiğinde Legolarla oynamak istemek, eğitmenin karşı çıktığı ve yasakladıklarından bazılarıdır. Oysa oyuna dayalı bir eğitim türünde; çocuk oyununu planlar, oynamaya başlar, bu oyunda bir şeyler yaratır ve sonucu sözlere döker, yani arkadaşlarına ve öğretmenine anlatır. (High-Scope yöntemi).

Bir başka eğitim türünde ise, çocukların doğuştan getirdikleri yetenekler önemli olduğundan; sözel yetisi, görsel yetisi, el becerileri ile ilgili yetisi ve bunlardan başka yetilerini geliştirmek amaçtır (Çoklu Zeka Kuramı). Her insan doğuştan getirdiği yetileri sayesinde daha kolay öğrenmektedir. Yani bolca konuşma özelliği olan ya da Legoları birleştirip özgün bir yapıt yaratacak olan, hoplamaktan zıplamaktan hoşlanan, kendi kendine şarkı söylemeyi alışkanlık edinen çocuk, bu davranışları nedeniyle engellenmemelidir. Çünkü bu çocukların istekleri ve hoşlandıkları şeyler bunlardır. Hele hele çağdaş eğitimlerde cezanın yeri hiç yoktur. Öğretmen çocuğa ceza vermez. Donanımlı oluşu nedeniyle çocuğun sorunlarını çözebilme beceri ve olgunluğuna sahiptir. Onun yetileri doğrultusunda isteklerini ve öğrenmesini kolaylaştırıcı yöntemleri ve motivasyonu sağlar.

Bir başka önemli konu da çocukların yuvadaki beslenmeleridir. Bir diyet uzmanının olmayışı nedeniyle, günlük kahvaltı ve öğle yemeklerini içeren listeler genellikle yuva kurucusu tarafından yapılır. Burada ekonomik mönüler önemlidir. Bu listelere dikkat edilirse örneğin; öğle yemeklerinde çorba-çeşitli adlar alan börek-komposto, çorba-mantı-yoğurt, çorba-sebze yemeği-yoğurt, çorba-mücver-yoğurt, sebze yemeği-makarna-ayran vb. sabah kahvaltılarında zeytin ezmeli ekmek-çay, sürme peynirli ekmek,çay vb. ve akşamüstü kahvaltılarında ise hamur kızartması-meyve suyu, kurabiye-çay, yalnızca birazcık meyve vb. çeşitlerinin bolluğu görülür. Bu tür yiyeceklerin doyuruculukla ilgisinin bulunmaması söz konusu olmaktadır. Oysa gün boyunca enerji harcayan ya da harcayacak olan çocuğun yeterince ve dengeli beslenme gereksinimi çok önemlidir. Bir de yemek, çay ve meyve sularının yapılması sırasında arıtma cihazı olmadığı için şehir şebeke suyu ( musluktan alınan su) kullanılmaktadır. Yuva yetkilisi size 19 litrelik su bidonunu göstererek yemeklerin bu su ile yapıldığını belirtebilir, fakat, mönüleri ekonomi ön planda düşünerek hazırlayan kişinin ekstra masrafa girebileceğini düşünmek ne derece doğru olabilir ki? Musluk suyu ne kadar kaynatılırsa kaynatılsın, içindeki insan sağlığına zararlı ve zehirleyici niteliği olan ağır metallerin varlığını ortadan kaldırmak mümkün olamaz.

Çağın teknolojik gelişmişliğine uygun olarak, artık hemen hemen her yuvada övünç kaynağı olarak bulunan kamera sistemleri ve INTERNET aracılığı ile ev ve iş yerlerinde, yuvadaki çocuklarımızı gözlemek mümkün olmaktadır. Yine dikkat edilirse, genellikle çocukların masa başında oturdukları, yerde puzzle gibi oyuncaklarla oynadıkları, minderlerde oturarak öğretmenin kitaptan okuduğu hikayeleri dinledikleri görülür. Fakat buradaki olumsuzluk, çocukların bu gibi uğraşlar içinde çok uzun süreler kalmak durumunda olmalarıdır. Genel olarak çocukların dikkat sürelerinin yerine göre, 15-20 dakika olduğu eğiticilerce de bilindiği halde, bu tür istenmeyen durumlara sıklıkla rastlanır.

Bütün bu anlatılanları sayın velilerimizin, çocukları için kaliteli hizmet alabilmelerini sağlamak amaçlı olarak ele aldık. Velilerimizin; en değerli varlıkları olan çocuklarının almaları gereken eğitim, bakım, beslenme hizmeti ve eğitici personelin onlara karşı, olumlu ve olumsuz yöndeki olası davranışları hakkında bilgi sahibi olmaları ve buna göre durum değerlendirmesi yapmaları için yardımcı olmaya çalıştık.. Burada tek tek yuvaları eleştirme ile ilgili bir amacımız bulunmamaktadır.Ayrıca; gözünün nuru olan biricik yavruları için iyi olanı istemek her velinin hakkıdır diye düşünüyoruz.

Okul öncesine önem verilerek, çocuklar için yapılması gereken maddi ve manevi her türlü harcamanın ilerideki getirisinin büyük olacağı herkesçe düşünülmelidir. Bunun gerçekleşmesi durumunda yetişkinin gelişmişliği sağlanacak ve toplumun kalitesi de buna göre şekillenecektir. Bütün bunları gereğince sağlayan kişi ya da kurumlar ise haklı bir gurur ve iyi olanı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayacaktır. İsteğe uygun koşulları sağlayabilen bir yuvayı seçerek çocuğunu gönderebilen velilerimizi ve bu olanakları sağlayabilen kuruluşları kutluyoruz.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git

Arşiv

  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap