|
KALINSE
|
 |
« : 04 Mart 2008, 10:51:45 » |
|
OYUNUN EGITIMSEL DEGERI
Çeşitli biçim ve boyutlardaki oyun malzemesiyle oynaya oynaya çocuk, renk boyut ve objelerin anlamlarini kavrar. Oyun, çocugun içinde bulundugu yaşamasi kavramasini, gerçekle gerçek olmayani ayirabilmesini ögretir. Gerek çocuklarin gerekse yetişmiş insanlarin, egitim ve ögretim sirasinda dikkatlerini uzun süre dagitmadan muhafaza etmeleri oldukça zordur. Insanlar bir süre sonra sikilirlar ve dikkatleri dagilir. Bu da kalici bir şekilde algilamayi ve ögrenmeyi engeller özellikle ilk ve orta ögretimdeki çocuklarda dikkat süreleri daha kisadir. Oyunla ögrenmenin faydalarindan birisi de, dikkati yogunlaştirma kalitesidir. Oyunlar, ögrencileri pasif durumdan aktif duruma geçirmeleri sebebiyle dikkati, diger ögrenme tekniklerine göre daha fazladir. Oyunlari, ögretilmek istenen konulara baglamak hiç de zor degildir. Bu açidan bakildiginda oyunla egitim, beden egitim, beden sporu aşmaktadir. Iyi bir egitimci konuyu baglayarak bireylere çok şey ögretebilir.
OYUNUN TOPLUMSAL VE AHLAKI DEGERI Arkadaşlariyla oynamak, çocuga işbirligini ve toplu yaşam için gerekli kurallari ögretir. Oyun yoluyla sosyalleşen ben ve başkasi kavramlarinin bilincine varan çocuk, vermeyi ve almayi da oyun araciligiyla ögrenir. Çocugun toplum ve ahlak kuralina uyum göstermesinde oyunu rolü büyüktür. Çocuk, ev ve okul çevresinde neyin dogru neyin yanliş kabul edildigini görür. Ancak bu tür kurallara uymanin zorunlulugunu oyun ortaminda anlayabilir. Piaget’ ye göre, çocuk oyunları son derece sosyal kuruluşlardır. Örneğin, bilye oyununda karmaşık bir kural sistemi vardır. Çerçöp diyen çocuk yanmaktan kurtulur. Çocuk ahlak kurallarını yetişkinden öğrenirken en basit oyun kurallarını kendisi bulur ve bu kuralları kuşaktan kuşağa iletir. Çocuk, oyun dünyasında egemendir. Yaşıtları dışında kimsenin bu dünyaya girmesini istemez. Çocuğun oyun içindeki davranış biçimimde ailesinden edindiği eğitim türünün etkisi büyüktür. Aşırı hoşgörü ortamının egemen olduğu ailelerden gelen çocuklar, oyun ortamına kolaylıkla uyum sağlayamazlar. Yine aşırı otoriteler aile ortamından gelen çocuklar ya çok silik ve pasif ya da saldırgan davranış örnekleri verirler.
OYUNCAĞIN EĞİTSEL ÖNEMİ VE OYUN MALZEMELERİ Gelişim basamakları boyunca hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemesi oyuncak olarak tanımlanabilir. Oyuncaklar, çocuğun doğal yeteneklerini kolaylaştıran, böylelikle de büyük bir eğitimsel işlevi yerine getiren oyun malzemeleridir. Bireyin toplumla ve çevreyle olan ilişkilerini düzenleyen bir araçlar sistemi gözüyle bakılabilir. Oyuncaklar çocukların çeşitli renk boyut ve şekilleri kavramalarına, sayısal ve yazınsal kavramlardan haberdar olmalarına yardımcı olurlar. Oyun malzemesine ilişkin çeşitli sınıflandırmalar yapılmıştır. Bu sınıflandırmalara göre oyun malzemesi beş ana grupta ele alınabilir: • Birinci malzeme grubu, çocuğun etrafını saran dış dünyayı tanıması ve deneyim kazanmasına yardımcı olur. • İkinci grup malzeme, çocuğun yaratıcı yeteneğini ve kendi kendini yönetebilme arzusunu uyaran, çamur, boya ve tebeşirlerdir. • Üçüncü grup malzeme, çocuğun hayal gücünü uyaran bebek elbiseleri ve hayvanlardır. • Dördüncü grup malzeme, çocuğun yetişkin becerilerini kazanmasına yardımcı olan fırça, süpürge, küçük ev eşyası model oyuncaklardır. • Beşinci grup malzeme, çocugun bedensel ve zihinsel yeteneklerinin gelişimine dogrudan dogruya yardimci olan jimnastik gereçleriyle inşa oyuncaklaridir. ÇOCUKLAR YAŞLARINA GÖRE OYNADIKLARI OYUN TÜRLERİ
0-3 Yaş Arası : • Çocuklar 0-2 yaş arasında ses, şekil ve renklere duyarlıdır. • Yatağın üzerine asılabilen, sallandıkça ses çıkaran renkli objeler ve çıngıraklara çocuk büyük ilgi gösterir. • Çocuklar oturmaya başladığı dönemde eline geçen her nesneyi ağzına***ürür, yürümeye başladığında eline geçen şeyleri yere atmaktan zevkalır. • Zıplayan ve yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar, renkli toplara büyük ilgi gösterir. • Oyuncakları ile tek başına oynarlar.Yanında başka bir çocuk olsa bile onunla ilgilenmez oyunlarına devam ederler. • 0-2 yaş tek başına oyunun oynandığı dönemdir. • Çocuklar 2 yaşından itibaren arkadaşlar ile fazla iletişime girmeseler bile arkadaşları ile yan yana oynamaya başlarlar. • Çocuklar 2-3 yaşlarında hayali oyunlar oynamaya; çevresinde gördüğüinsanları ve olayları taklit etmeye başlarlar. Oyunlarında anne, babaolur, bebeğini besler. • Çocuk, oyunda hayvanlarla konuşur sopayı at , bir kapağı direksiyon olarak kullanır. • Çocuk tahta blokları yan yana ya da üst üste koyarak şekiller yapabilir.Basit yap-boz oyunu oynayabilir. 4-6 Yaş Arası: • Çocuklar bu dönemde bedensel hareketlerinin gelişmesiyle top oynama,koşma, atlama, tırmanma, gibi oyunlardan hoşlanır. Üç tekerlekli bisiklete binebilir. • Çocuklar bu dönemde de yaşantısında gözlediği olayları ve kişilericanlandırır. Oyunlar bu yaşlarda daha karmaşıklaştığı için oyunlardaaldığı roller daha farklı olur. Örneğin kimi zaman anne-baba, kimizaman doktor, manav, asker, polis, berber, simitçi olur. • Çocuk el kaslarının gelişmesini sağlayacak kesme-yapıştırma, çizimleryapma ve resim boyamayı sever. Tahta bloklar, yap-boz oyunlarıoynayabilirler. • Bu dönemde kız ve erkek çocuklarının oyunları farklıdır. Kızlarbebeklerle ve evcilik oyunu oynamaktan hoşlanırken, erkekler tabanca,tüfek gibi oyuncakların kullanıldığı savaş oyunları ile araba ile oynamayı tercih ederler.
|