POHANKA
SUPER MODERATOR
V.İ.P. ÜYE
   
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1.050
|
 |
« : 08 Mayıs 2007, 16:43:11 » |
|
SINIF YÖNETİMİ DERS NOTLARI
Yard.Doç.Dr. Ali E. ŞAHİN Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Temel Kavramlar
• Sınıf Yönetimi: Öğretmenin, etkili bir öğrenme için gerekli düzeni sürdürmek için kullandığı stratejileri ve teknikleri ifade eder (Doyle, 1986). • Etkili bir sınıf yönetimi, sadece davranış bozukluğu olan öğrencilerle uğraşmak, engelleyici davranışlara müdahale etmek değildir. Sınıf yönetim sistemi bir bütün olarak öğrencilerin tamamını sınıf içi aktivitelere katma sürecidir (Brophy, 1988). • Düzen: Öğrenci davranışlarının sınıf içi etkinlikleri başarıya ulaştıracak nitelikte ve kabul edilebilir bir çerçeve içerisinde seyretmesidir (Burden, 1995). • Düzen ile ifade edilen harfiyen itaat ya da pasif öğrenci davranışları değildir.
• Engelleyici davranış: Öğretmenin öğretmesini, diğer öğrencilerin öğrenmesini engelleyen, psikolojik ya da fiziksel açıdan güvensiz durumlar yaratan, bina, eşya ya da araç-gereçlere zarar veren davranışlardır.
• İlgisiz davranış: Diğerlerinden çok bireyin doğrudan kendisini etkileyen, gündüz düşü kurma, karalama yapma, ilgisini derse vermeme, dalıp gitme gibi davranışlardır.
• Disiplin: Düzeni yeniden sağlamak için, engelleyici davranışları gösteren öğrencilere yönelik tedbirler ve eylemlerdir.
Düzene İlişkin Birkaç Önemli Vurgu
• Düzen, sınıf içi durumlara göre gerçekleşir. Her bir sınıf içi durumun, öğrencilerden farklı talepleri olabilir. Her kural, her bir durum için aynen geçerli olmayabilir. Sınıfınızdaki otuz öğrenciyi altışarlı gruplara ayırdınız ve bu gruplardan kaya ve mineral örneklerini incelmelerini istediniz. Bütün sınıfa ders anlatırken gözettiğiniz kurallar, grup çalışmalarının yapıldığı bu ders saatinde aynen geçerli olur mu?
• Düzen ile öğrenme arasında sıkı bir ilişki vardır. Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için en düşük düzeyde de olsa bir düzen gereklidir. • Düzen, öğrencilerin öğrenme sürecine katılmalarını etkiler. Öğrencinin derse odaklaşması iyi planlanmış ve yönetilmiş grup faaliyetlerinin bir ürünüdür. Bu nedenle, etkili bir sınıf yöneticisi olmak için tek tek bireyleri yönetmekten çok, grubun yönetilmesi önemsenmelidir. • İşbirliği, uygun öğrenci davranışlarının sürdürülmesinde en gerekli koşullardan biridir. Düzen öğrencilerle birlikte, onların faaliyetlerin sürdürülmesinde gönüllü olarak yer almalarına bağlı olarak sağlanır.
Engelleyici Davranışı Anlama
• Öğrencilerin öğretim sürecini tehdit eden davranışları engelleyici davranış olarak ifade edilmektedir. Engelleyici davranış dersin akış düzenini bozar. Fakat, her kural ihlali engelleyici davranış olarak görülmemelidir. Bu tür davranışlar, gösterildiği ortamın özellikleri, içeriği dikkate alınarak dikkatlice yorumlanmalı, buna göre engelleyici olup olmadığına ilişkin bir karar verilmelidir.
• Engelleyici bir davranışa ilişkin uygun bir karar vermek için, davranışın ortaya çıktığı ortamın özelliğini, davranışın nedenlerini, tipini, şiddet derecesini iyi anlamak ve kullanılabilecek uygun müdahale tarzlarını bilmek gerekir. • Farklı zamanlarda, farklı öğrenciler tarafından, farklı içeriğe sahip ortamlarda gösterilen davranışlara oldukça benzer davranışlar bazı öğrenciler tarafından gösterildiğinde öğretmenlerden farklı tepkiler alabilmektedir. Bu ayrımsal müdahalede öğretmen, davranışın ortaya çıktığı ortamın özelliklerini dikkate almaktadır. • Dersin son birkaç dakikasında ilginin dağılmasına tolerans gösterirken, dersin ortasında bu tür davranışlara müdahale etme, engelleyici davranışları içerik bağlamında değerlendirmeye iyi bir örnek olabilir.
Engelleyici ve İlgisiz Davranış Örnekleri:
• Bağırma • Not dolaştırma • Kopya çekme • Saldırgan davranışlar gösterme • Küfretme • Arkasına dönüp konuşma • Küstahça konuşma • Sırasından çıkıp dolaşma • Cisim fırlatma • Okuldan kaçma • Otoriteyi takmama • Hiperaktivite • Yönergeleri izlememe • Çığlık atma • Söz kesme • Sürekli şikayet etme • Diğer: ……………………………. • Yalan söyleme • Geç kalma • Sakız çiğneme • Saygısızlık • Vurma • Çalma • Sataşma • Olumsuz tutum sergileme • Maskaralık yapma • Tartışma • Konuşma • Sormadan alma • Görgüsüz davranışlar gösterme • Uygunsuz giyinme • Gündüz düşü kurma • Dinlememe Engelleyici Davranışların Nedenleri
• Fizyolojik Çevre
– Sağlık faktörleri: Alerji, uykusuzluk, dengesiz beslenme, hastalık, ilaç kullanımı...
– Bedensel engelli oluş: Görme ve işitme kaybı, felç, diğer bazı ciddi bedensel engeller davranış problemlerinin oluşmasına neden olabilir.
– Nörolojik faktörler: Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu (beyinin, motor becrileri kontrol eden bölümünün çalışması gerektiği gibi çalışmamasının bir sonucu), dürtüsellik.
• Fiziksel Çevre
– Aile ve toplum faktörleri: Barınma ve giyinme yetersizliği, aile kontrolü ve disiplin anlayışı, evdeki rutin işleyiş, boşanma, bir yakınının ya da arkadaşının ölümü, toplum kaynakları, TV.
– Okula ilişkin faktörler: Eğitim programı, öğretmenlerin yeterlik düzeyleri, yöneticiler ve okul çalışanları, okuldaki işleyiş, tesis yetersizlikleri,.
– Sınıf düzeni: Isı, gürültü, ışıklandırma, sınıf mevcudu.
– Öğretimsel faktörler: Öğrenme iklimi, öğretim materyallerinin ve programın uygunluğu, öğretim yöntemlerinin etkililiği.
• Psikolojik Çevre
– Duyuşsal ve öğrenme engelli oluş: Gelişimde gecikme, iletişimde yetersizlik, öğrenme yetersizlikleri.
– Kişisel faktörler: İlgiler, değerler, motivasyon.
– Beklentiler: Öğrencilere ve öğretmenlere yönelik önyargı. – Öğretmen, aile ve meslektaşların etkileşiminin niceliği ve niteliği.
Engelleyici Davranış Türleri
Bireysel Engelleyici Davranışlar
– Hiperaktivite: (Yerinde duramama, kıpır kıpır olma, hoş bir şeyin olmasını bekleyememe, çok konuşma, sürekli ilgi talep etme, garip sesler çıkarma, heyecanlanma, sakarlık, koordinasyon zayıflığı – Dikkat dağınıklığı: Oyun ve faaliyetlerde uzun süre kalamama, işi tamamlayamama, dikkatsiz, ilgi dağıtıcı, yönergeleri izleyememe, yeni insanlardan kaçınma, utanma, yerinde duramama. – Davranış bozukluğu: Düzeltmeleri kabul etmeme, kafa tutma, başkalarına takılma, disiplin girişimlerine rağmen davranışını değiştirmeme, dayılık taslama, geriye konuşma, laf atma, kaprisli, huysuz, kavgacı, hayal kırıklıklarının üstesinden gelememe. – Dürtüsellik: Sürekli ilgi isteme, her şeye karışma, dikkatsiz, umursamaz, gelişigüzel davranma, kırma-dökme.
Grupla Engelleyici Davranışlar
– Bütünlüğü yitirme – Çalışma standartlarına bağlı kalmama – Bireylere yönelik olumsuz tepkiler – Engelleyici davranışı sınıfça onaylama – İlgi dağıtmaya hazır olma – İşi durdurma – Taklit yapma – Saldırganlık – Değişime uyamama
Engelleyici Davranışların Şiddet Dereceleri
• Hafif Engelleyici Davranışlar – Arkasına dönüp konuşma, söz almadan konuşma, sıra dışına çıkma, sınıfta uyuma, geç kalma, kağıt fırlatma, yiyecek yeme, garip sesler çıkarma,
• Orta Engelleyici Davranışlar – Sınıfı izinsiz terk etme, dersi asma, kopya çekme, yalan söyleme, küfür tarzı el-kol hareketleri yapma, sınıf içinde sigara içme, kavga etme, başkasının çalışmasını kullanma,
• Şiddetli Engelleyici Davranışlar – Okulun ve okuldaki diğer insanların malına zarar verme, hırsızlık, başkasının malını alma- satma-çalma, alkol ve uyuşturucu etkisinde bulunma, bunları satma, öğretmeni ya da diğer öğrencileri taciz etme, baskıda bulunma
Engelleyici Davranışlara Müdahaleler
• Müdahale; engelleyici bir davranışı sonlandırıp derse dönülmesini sağlamayı amaçlayan öğretmen davranışlarıdır.
• Müdahaleler; – düzeni oluşturmaktan çok, düzensizliği gidermek için kullanılır, – ders akışı içindeki aktivitede, belirli bir zamanda, belirli öğrenciler tarafından gösterilen belirli davranışların olası sonuçları hakkında karmaşık kararları içerir, – kendi başına düzensizlik nedeni olabilir. En Düşük Düzeyde Müdahale İlkesi • Bu ilke, engelleyici davranışların işe yarayabilecek en basit, en az ara vermeyi gerektiren müdahalelerle giderilmesi gerektiğini ifade eder.
• Bu ilke ile, dersin gereksiz yere kesilmesi önlenmiş olur.
• Bu ilke temele alınarak, bir taraftan engelleyici davranışın üstünden gelinirken, bir taraftan da derse devam edilebilir.
En Düşük Düzeyde Müdahale İlkesinin İşleyişi
Durumsal Yardım Sunma Hafif Müdahalede Bulunma Orta Müdahalede Bulunma Şiddetli Müdahalede Bulunma Amaç: Öğrenciye, öğretimsel bir güçlüğün üstesinden gelmesi ve derse katılması konusunda yardım etmek Amaç: Öğrencinin tekrar derse katılmasını sağlamak için ceza niteliğinde olmayan tepkilerde bulunmak. Amaç: Öğrenci açısından istenilen bir uyarıcıyı ortamdan çekerek engelleyici davranışın sıklığını azaltmak. Amaç: Ortama, öğrencinin hoşuna gitmeyecek bir uyarıcıyı sokarak engelleyici davranış sıklığını azaltmak Örnek Davranışlar • İlgi dağıtan objeyi kaldırma, • Uygun davranışları pekiştirme, • İpuçları verme, • Güçlüğü aşmasında öğrenciye yardım etme, • Dersi değiştirme, • Ceza niteliğinde olmayan aralar verme, • Dersin fiziki ortamında değişiklik yapma. Örnek Davranışlar • Sözel olmayan tepkiler: Görmezden gelme, işaretle müdahale, yaklaşma, dokunma, yazılı not iletme. • Sözel tepkiler: Diğerlerini pekiştirme, isimle hitap, espiri yapma, ben mesajı gönderme, kural hatırlatma, ne yaptığını sorma, kınama Örnek Davranışlar • Mantıksal sonuçlar • Davranış değiştirme teknikleri • Sınıftan ayırma Örnek Davranışlar • Uyarmalar, kınamalar • Aşırı düzeltmeler • Fiziksel sonuçlar
Engelleyici Davranışlara Müdahalelerde Kaçınılması Gereken Durumlar
• Şiddetli ve küçük düşürücü azar: Bağırma, çağırma gibi sözel tepkilerin etkisiz, verimsiz ve maliyetinin yüksek olduğu ifade edilmektedir. Bu gibi durumlar daha çok öğretmenin duygusal kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkmaktadır. • Tehdit: Öğretmenin, yapılmasını istediğinin yerine getirilmemesi durumunda, ceza verme niyetini ifade etmesidir. Bu niyet uyarmanın ötesinde, şiddetli müdahale niyetinin ifadesidir. • Dırdır: Sürekli ve gereksiz azar ve söylenme öğrencileri sadece daha da kızdırır ve diğer öğrencileri tahrik eder. Öğretmen, söylenme boyutunu küçük bir ders niteliğinde görebilir, fakat bu durum öğrencilerin bakış açısından dırdırdan öte bir şey değildir. • Özür dilemeye zorlama: Öğrenciyi özür dilemeye zorlamak, onu yalan söylemeye zorlamak gibidir. Bu yaklaşımla da bir şey çözülemez. • Alaycı sözler: Öğretmenin, öğrenciyi alaya alan, gülünç duruma düşüren sözleridir. Öğretmen bunu bir ceza olarak görse de, bu sözler öğrenciyi tahrik edebilir, kendine olan güvenini yok edebilir, öğrenci gözünde öğretmene olan güveni sarsabilir. • Sınıfı cezalandırma: Bir ya da birkaç öğrenci yüzünden sınıfın tamamının cezalandırılmasıdır. Bu şekilde grup baskısıyla engelleyici davranışların önüne geçilmek istenir. Ancak, yararından çok zararı olduğu ifade edilmektedir. Bu yaklaşım, öğrenciyi arkadaşları ile öğretmeni arasında bir tercih yapmaya zorlar. Öğretmeni ile sorunu olmayan öğrencilerin de öğretmene yönelik olumsuz tutum geliştirmelerine neden olabilir. • Not düşürme: Öğrencide nota ilişkin yanlış algılar oluşmasına neden olabilir. Akademik ilerlemenin ifadesi olan nota farklı anlamlar yüklemesine neden olabilir. • Ceza olarak yazı yazdırma: “Okula bir daha zamanında geleceğim” yazısını sayfalarca yazdırmak, kitaptaki üç-beş sayfayı aynen deftere geçirtmek, “yazı yazmak kötü bir şeydir” anlayışının öğrencide oluşmasına neden olabilir. • Fazladan ödev ve çalışma yaptırma: Ceza olarak ekstra çalışma yaptırılması, çalışmanın iyi bir şey olmadığı mesajını verebilir. • Fiziksel Ceza: Öğrenci bedeni üzerinde fiziksel bir acı oluşturmaktır. Pek çok ülkede yasalar konularak bu tür cezaların önüne geçilmeye çalışılmaktadır. • Fiziksel olarak yormak ya da aşırı hareket yaptırmak: Fiziksel kapasitelerinden tam olarak haberdar olunamayan öğrencilere zarar verecektir. Fiziksel aktivitelere ilgisi varsa, ceza niteliğindeki bu yaptırımlar nedeniyle bu ilgisini kaybedecektir. • Sınıftan atma: Uç örnekler dışında, öğrenciyi sınıftan atma, onun dersi kaçırmasına ve akademik olarak geri kalmasına neden olacaktır. Çoğu zaman, bu durum öğrenciler tarafından istendik bir durum olarak kabul görecektir.
Disiplin Modelleri
• Sınıf yönetimi düzenin sürdürülmesine ilişkin olduğundan dolayı, bir öğretmen olarak öğrenciler üzerindeki kontrolün nasıl sürdürüleceği düşünülmelidir. Ne kadar özgürlük ya da kontrol olmalı? Öğretmenin ve öğrencinin sorumlulukları neler olmalı?
• Bazı öğretmenler az bir kontrol ile öğrencilere geniş özgürlükler tanırlarken, diğerleri, aşırı kontrolleri ile öğrencilerine sınırlı bir hareket alanı bırakırlar. Bu yaklaşımlar, öğretmenin eğitim felsefesi temelinde düşük düzey kontrolden, yüksek düzey kontrole ulaşan bir yelpazede seyreder.
• Bu yaklaşımların özelliklerini sunarken birinin üstünlüğünü sunmak, onu savunmak ya da bir diğerini reddetmek hedeflenmemiştir. Bu özellikler sunularak öğretmenin kendi stratejisini oluşturmasına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
|